Atatürk’ün Bütünleyici İlkeleri Nelerdir?

tarafından
24
Atatürk’ün Bütünleyici İlkeleri Nelerdir?

Temel ilkelerin anlamlarını bütünleyici nitelikte kabul edilen ilkelerdir. Gerçekte de bütünleyici ilkeleri, temel ilkelerden ayrı düşünmemek gerekmektedir.

Ulusal Egemenlik
Egemenliğin, yani devleti kuran, yöneten en üstün gücün kişilere ya da belli zümre ve sınıflara değil, doğrudan ulusun kendisine ait olması anlamında, cumhuriyetçilik ilkesinin bütünleyicisidir.

Ulusal Bağımsızlık
Ulusal egemenlik, içeride ulus hakimiyetini ifade ederken, ulusal bağımsızlık da hür bir şekilde yaşamayı gerektirir. Atatürk Türk milletinin bağımsızlığına verdiği önemi şu sözleriyle ifade etmiştir: “Türkiye halkı, asırlardan beri hür ve bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı bir yaşama gereği saymış bir kavmin kahraman evlatlarıdır. Bu millet, bağımsızlıktan uzak yaşamamıştır. Yaşayamaz ve yaşamayacaktır.”

Ulusal Birlik, Beraberlik ve Ülke Bütünlüğü
Milliyetçilik ilkesinin doğal sonucudur. Ulusal çıkarların korunması, güçlü bir ulusal devletin kurulması ve siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik yönlerden toplumun ulusça kalkınabilmesi için birlik beraberliğin sağlanması gerektiğini ifade eder.

Akılcılık ve Bilimsellik
Türk İnkılabı’nın temel özelliği akla ve bilime dayanmasıdır. “Akılcılık” gerçeği arayıp bulmaya yarayan yoldur. “Bilimsellik” ise, devlet ve toplum hayatında bilime yer verme, bilimi değerlendirmedir. Laiklik ve inkılapçılık ilkelerini bütünler.

Çağdaşlaşma ve Batılılaşma
İnkılapların bir kısmı çağdaşlaşma ve batılılaşma doğrultusunda yapılmıştır. Toplumsal alanda yapılan inkılapların temelinde çağdaşlaşma ve batılılaşma düşüncesi vardır. İnkılapçılık ilkesini bütünler.

Yurtta Barış, Dünyada Barış
Barış içinde yaşamaktır. Bağımsızlığımıza saygı duyan devletlerle iyi ilişkiler kurmak, içte de huzur ve barışı sağlamak bu ilkenin temel amaçlarındandır. Dış politikanın temel ilkelerindendir. Halkçılık ilkesini bütünler.

İnsan ve İnsanlık Sevgisi
Toplumun temelini oluşturan insan, gerçek değerlerin sahibidir. Türk İnkılabı da dayandığı temel ilkelerle hümanist (insancıl) bir karaktere sahiptir. Milliyetçilik ve halkçılık ilkelerinin doğal sonucudur. Atatürk’ün “Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.” sözü onun insanlık idealini ve barış özlemini çok iyi
yansıtmaktadır.